
İlk baharın sonun geldiğimiz şu günlerde İzmir'de alışılmışın dışında gökyüzü bulutlu. Bu yıl rahmet yağmurları uzun sürdü. Toprak suya doydu, hal böyle olunca yeşillik fışkırdı. Papatyalar, gelincikler,karahindibalar... kırçiçekleri hem gözümüzü hem de baş döndüren kokuları ile ruhumuzu şenlendirdi..
Tabiat yenileniyor,tazeleniyor, dirilyor.. Ya biz..Şu bahar yorgunluğundan sıyrılıp şöyle bir yenilenmek lazım.. Bahar temizliğine önce bedenimizden başlamalı.. Bir kere kış boyu soframızdan eksik etmediğimiz tatlılara, hamur işlerine, yağlı yemeklere bir ara vermeli. Hafif zeytinyağlılar, şöyle soğuk soğuk yerini almalı sofralarda.. enginarın, iç baklanın, bezelyenin son demleri.. Geçen hafta imrendim ıspanak aldım pazardan. Çok taze görünmesine karşın tohumlanmaya başlamış .Kış sebzeleri seneye artık nasibimiz varsa..Yavaş yavaş tarla fasülyesi, patlıcanı gelmeye başladı Antalya'dan.. Bundan sonra imam bayıldılar, börülce salataları, barbunya plakiler, ooh ...Bu mevsimde meyve biraz kıt. Elma, portakal, muzdan sıkıldık..Kirazın daha 2 haftası var. Çilek, erik, yenidünya tam tadında.. Ama hiçbirini bizim oğlan yemiyor. Öyle olunca hiç sevmediğim halde kavanoz meyvelerine başladık. Bu aylarda günde bir öğün meyve ve bir barda meyve suyu gerekiyor. Neyseki sıkmalık portakallar tatlı..
Bol su içmeyi ihmal etmemek lazım.Bu arada sürekli içtiğimiz arıtılmış sular, mineral yönünden fakir. O yüzden günde bir şişe maden suyu veya temizliğine güvendiğiniz çeşme suyu almak oldukça yararlı..
Evde mutlaka bir bahar yenilenmesi gerekiyor. Mümkünse boya badana. Biz de seneye inşallah. Halılar, perdeler yıkamaya.. Geçen hafta eşimle gardrop operasyonu yaptık.. Sonuca ikimiz de inanamadık. Tam 3 valiz dolusu giymediğimiz giysi çıktı. Çoğu az giyilmiş, modası geçniş yada içine sığamadığımız ama vermeye de kıyamadığımız türden.. Biz ne yapmışız öyle. Bunca giyilmedik giysinin vebali var. Dolaplar bir rahatladı sormayın..Sonra balkona sıra geldi.. Saksılar yenilendi.Kedi tırnakları, hüsnüyusuflar, mis kokulu fesleğenler..Bir de iki tane muhabbet kuşu aldık. Ta geçen yıl söz vermiştim çocuklara. Adana falan derken erteleyip duruyordum. Tabi bizimkiler böyle şeyleri hiç unutmazlar, başımın etini yediler. Neyse evdeki kuş sayısı üçtü, beş oldu..
Herşey iyi güzel de ya ruhumuz..Esas detoxu manevi dünyamıza yapmak lazım.Hertürlü kirlenmeden uzaklaşmak, yeni, taze bir sayfa açmak lazım. Aslında hepsinden önemlisi bu.Biraz da bunu ferkedebilsek..
Not: Özlemciğim gerçekten sıkı bir takipçisin, teşekkür ederim. Fatma Hanım , size de evlatlarınızla güzel günler dilerim, sevgilerimle, hoşçakalın..